20090324

ŞİLE FENERİ

ŞİLE FENERİ
Şile Feneri, Karadeniz sahillerinde seyir yapan gemiler için rota feneri olarak Osmanlı'lar zamanında Fransızlara verilen imtiyaz neticesinde Fenerler İdaresi tarafından 1859 yılında inşa edilmiştir.

Türkiye'nin en büyük feneri olup deniz seviyesinden 60 metre yükseklikteki kayalıklar üzerine 110 cm. kalınlığında örme taş kuledir. Fenerin sekizgen şeklindeki kulesinin yüksekliği 19 metredir. Gündüz iyi görünebilmesi için kule siyah - beyaz yatay bantlar şeklinde boyanmıştır. Karadeniz'de 41° 10' 45'' N - 29° 37' 00'' E mevkiinde çakma karakteri Fl.W.15 Sn.(1.5+13.5) olan fenerin görünüş mesafesi 20 deniz milidir.Fenerde ışık kaynağı olarak fitilli gaz yağı lambası kullanılmış daha sonra LPG ile çalışan parlak ışıklı manşonlu ( gömlekli ) lambalar kullanılmış ve şu anda 1000 W'lık elektrik lambası ile aydınlatması sağlanmaktadır. Işık kaynağını kuvvetlendirerek uzaktan görünmesini teminen odak uzaklığı 925 mm olan 8 adet kotodiyoptrik panel kullanılmaktadır. Söz konusu optik paneller bilyalı yatak üzerinde dönebilen dairesel platform üzerine sekizgen teşkil edecek şekilde yerleştirilmiş bulunmaktadır. Işık kaynağı odakta sabit olarak yakılmakta ve platform üzerindeki optik panellerin döndürülmesi suretiyle fenerin çakar ışık vermesi sağlanmaktadır.

Panellerin döndürülmesi için kurmalı devir makinesi kullanılmakta saat makinesi muadili olan makine düşey ağırlıkta tahrik edilen tambur ile kurularak çalıştırılmaktadır. Fener kurmalı devir makinesi sistemi ile 2 saatte bir kurulmakta, 1 dönüşünü 120 sn.'de

İç Dış Boyası ve bahçe düzenlemesi yapılarak elden geçirilen fenerimiz eskiden kullanılan fener cihazlarının sergilendiği müze haline dönüştürülmüştür.



10 Ekim 2004 Tarihinde Turizme kazandırılan İlk Fenerimiz

TÜRKİYE - GÜRCİSTAN SINIR HATTI TRANSİT FENERİ

Fener Adı : TÜRKİYE - GÜRCİSTAN SINIR HATTI TRANSİT FENERİ
Tanıtım : Türkiye - Gürcistan kara hududunun denizde 12 millik devamını belirlemek üzere 1980 yılında tesis edilmiştir. Bu hududun belirlenmesi için Türkiye - Sovyet yetkililerinin müştereken çalışması neticesinde esasen 2 fener yapılmış olup arka istikamet feneri hudut çizgisinin Gürcistan topraklarında, ön istikamet feneri ise Türkiye topraklarında inşa edilmiştir.

Ön istikamet fener kulesi tamamen demir konstrüksiyon'dan yapılmış olup yüksekliği 27 metredir. Ayrıca kulenin önünde gemilerin hudut çizgilerini görebilmelerini temin bakımından 6 x 20 metre ebadında ve ortasında oranj renginde band bulunan ahşap bir pano mevcuttur. Fenerin ışığı ise sektörlü dediğimiz değişik derece ve renklerde görülmektedir.

Deniz seviyesinden 33.5 metre yüksekliktedir.Çakma karakteri Fl.W.R.G.1 Sn olan fenerin görünüş mesafesi 14 deniz milidir.

Hudut hattının seyreden gemilerce belirlenmesini teminen Türkiye tarafında (Beyaz ), hududa yaklaşılan sahada ise (kırmızı), hudut çizgisi (beyaz ),Gürcistan tarafı ise (yeşil ), (Beyaz ) şeklinde ışık vermektedir.
Bu fenerimiz elektrik enerjisi ile çalışmakta olup, gördüğü hizmetin önemine binaen asetilen gazı ile yedeklemesi de vardır. Fenerimiz gün ışığına ayarlı olarak otomatik bir şekilde yanıp sönmektedir.

MARMARAY LATERAL ŞAMANDIRALARININ YENİ MEVKİLERİ

Tarih : 20.02.2009 15:45:45
Baslık : MARMARAY LATERAL ŞAMANDIRALARININ YENİ MEVKİLERİ
Duyuru : Marmaray faaliyetleri süresince trafik koridorunu belirleyen Lateral şamandıraların pozisyonları aşağıdaki gibi olacak ve tek yönlü trafik uygulamasına devam edilecektir. Lateral Şamandıraların yeni mevkileri Denizcilere İlanlar ile duyurulacak olup bölgeyi kullanacak gemilerin dikkatli seyir yapmaları,yapılan uyarı ve ikazları dikkate almaları, can, mal ve çevre emniyeti açısından büyük önem taşımaktadır.

Allah selamet versin.

Kaptan Salih ORAKCI
Kıyı Emniyeti Genel Müdürü


Hikayeler

Açık denizde kayalıklar üzerine inşa edilmiş ilk taş deniz feneri, Smeaton tarafından yapılan Eddystone fener kulesidir (1759). Smeaton inşaat mühendisliğinin babası olarak tanınır. Fener inşaatı sırasında, yeni uygulamalar icat etmiştir. Örneğin taşların birbirine geçme olarak kullanılması, deniz çimentosu, taşları gemiden inşaat sahasına aktarmak için kullanılan özel vinçler bunlardan sadece üçüdür.

Fenercilerin hava koşulları yüzünden uzun zaman karaya çıkamamaları durumunda, yiyecek tükendiğinde, aydınlatmada kullanılan mumları yemeleri gerekebiliyordu. O zamanki mumlar hayvansal ve bitkisel yağ kökenli olduklarından sindirilebilen türden idiler.

Dünyada nükleer güçle çalışan ilk fener Estonya'daki Tallin feneridir.

Fener ışıklarının yoğunluğunu arttırmak için dev boyutlarda cam prizmalar ve mercekler kullanılmıştır. Bunların en büyüklerinin ağırlığı 5 tona ulaşıyordu. Merceklerin bağlı olduğu platform cıva üstünde yüzüyor ve bir parmak itişi ile harekete geçebiliyordu.

Alaska'daki Scotch Cap deniz feneri 1946 yılında Büyük Okyanusta meydana gelen 7,3 şiddetinde bir depremden sonra kıyıdaki yüksekliği 30 metreyi aşan bir tsunami dalgası ile yıkılmış, 5 kişilik fener personeli kaybolmuştur.

Şiddetli fırtınalarda dalgalar 45 metre yüksekliğindeki bir fener kulesini tamamen örtebilmekte ve fener fanusunun 12,5 mm kalınlığındaki camlarını kırabilmektedir.

Fanus içine o kadar çok deniz suyu girebilir ki fenerciler sularla beraber merdivenlerden sürüklenmemek için kendilerini merdiven korkuluklarına bağlamak zorunda kalabilirler.

En şanssız deniz feneri yapımcısı, en sağlam deniz fenerini yaptığına inanan Henry Winstanley'dir. Yaptığı fenerin sağlamlığına çok güveniyordu. Herkese, en şiddetli fırtınada bile fener içinde kalmak istediğini söylüyordu. Dileği gerçekleşti, fakat yaptığı fener, İngiltere tarihinin en büyük fırtınasında yıkıldı ve dalgalara sürüklenen fenerde hayatını kaybetti.

Bir zamanlar Longships deniz feneri bakıcısının kayalık korsanları tarafından kaçırıldığı, ancak bakıcının küçük kızını fenerde unuttukları söylenir. Küçük kız içinde aile İncil'inin de bulunduğu kitapların üzerine çıkarak, babası serbest bırakılıncaya kadar yağ lambasını yanar durumda tutmayı başarmıştır.

Fransa'da Brittany kıyısı açıklarındaki Vierge adasında bulunan fenerin yüksekliği 83 metre olup dünyadaki en yüksek tuğla fener kulesidir.

Amerika'nın en yüksek fener kulesi Cape Hatteras'tır. Tepeliğine kadar olan yüksekliği 63,40 metredir.

Dünyanın en yüksek feneri Japonya'da Yokohama'daki Yamashita park içinde bulunan 106 metre yüksekliğindeki çelik konstrüksiyon fener kulesidir.

Cristof Colomb'un amcası olan Antonio Columbo 1449 yılında meşhur Cenova fenerinin bakıcısı idi.

1895 te Yeni Zelanda'da, Stephen adasında nadir bir çalıkuşu türü keşfedildi. Yok olan türünün son örneği olan bu çalıkuşunu deniz feneri bakıcısının kedisi yedi.

Deniz Feneri


Deniz Feneri

Sen Deniz Feneri
Hüzünlü bir kış günü başladı yolculuğun
Çocukluğun yıkık kentlerde
Ve kesme kaya caddeli ahşap evlerde geçti.
Okuma yazmayı öğrendiğin
Gazetelerdeki terör sayfaları
Ve Haliç tersanelerinde korsanlar
Evden çıkarken vedalaşırdı babalarla evlatlar...

Her sokağın başında anaların isyanı dururdu
Ve günler kısa ama geceler uzun olurdu.
Bir kurşun bir liraya
Ve bir hayat bir kurşuna mal olur,
Senin doğduğun yerlerde
İnsanlar can evinden vurulurdu.

Sen Deniz Feneri
Sarayburnu'nun dimdik delikanlısı
Yavuz zırhlısında deniz piyade eri
Yetmişikiye dört çakı gibi asker
Arkadaşının kaza kurşunu izini sırtında taşıyan
Ve giderken bıraktığı sevdiğini döndüğünde bulamayan...

Yıkar mı bizi bu sevda!
Bir aşk delikanlıyı bozar mı be adam?

Hadi kalk!
Eski günlerde olduğu gibi
Karanlığa yine ışık yak!

Arka bahçedeki mahalle kavgalarında
Kaşına sapan taşı geldiği günden beri
Hani kanına kanımı sürdüğüm o günden beri
Can dostum ve kan dostum
İster kalbine gömdüğün sevdamın aşkına
İster Allah'ın aşkına

Kalk bir ışık yak ve bir kor düşür yüreğimize
Savaşmak ne güzel bir şey uğruna
Ve yeniden âşık olmak...

Ve Sen Deniz Feneri
Sarayburnu'nun dürüst delikanlısı
Kalbine gömdüğün aşkın
Gönlündeki sevdan ve aydınlık gözlerinle
Senin işin karanlığa korkuturcasına bakmaktı
Ve sana en yakışmayan şey ağlamaktı.

Deniz Feneri
Unutmadık o günleri
Sevdamız yüreğimizde gizli kalır
Ve mahallenin kızına âşık olmak
Ayıp sayılırdı
Bir kıza âşık olmak bir de parkayı çıkarmak haramdı
Ve dünya dedikleri şey yalandı...

Paranın geçmediği günler vardı gençliğimizde
Ve namerdin yıkamadığı mertliğimiz
Silah çekmek ve tesbih sallamak değildi delikanlılık

Tesbihi çekmek, silahı saklamaktı
Yazık...
Gün geldi delikanlılık kabadayılığa yenildi
Sonra üç kuruşa satılan sevdalar ve ucuz aşklar
Artık senin işin değildi...

Sen Deniz Feneri
Sarayburnu'nun dik ve yitik delikanlısı
Ne geçmişten yükselen ağıtlar anlıyor seni
Ne de geleceğe satılan aşklar

Sen doğarken bir ölüm şaşkınlığıyla
Gökyüzüne uzanmış düşmanlık türküleri
Suçüstü yakalanırken en güzel umutların
Gözlerini bir ihanet anında açmışlığın
Ve yakmışlığın gecenin karanlığına en derin aydınlığını

Hey Deniz Feneri!
Parayla satın alınamayacak aşkların sevdalısı
Çektiğin çileleri özenle saklıyorsun seyir defterinde
Sarayburnu'nun dimdik ve yakışıklı delikanlısı...

Gidiyorsun belki Deniz Feneri
Sana "kal" diyemem giderken
Sevmek kadar ölmek de kader
Ama giderken bile ışığın yol göstersin kayıp gemilere
Gözlerin gökyüzünü aydınlığa bürüsün
Ve sen ölsen bile bir gün
Nâmın yürüsün
Ve sen ölsen bile bir gün
Nâmın yürüsün...


from KalpdE.CoM

Bookmark and Share
 
Minima 4 coloum Blogger Template by Beloon-Online.
Simplicity Edited by Ipiet's Template